Fikirlerimin Özgürlüğü

Tagged Under : , , , ,

YAZMAKTAN VE ELEŞTİRİLMEKTEN  ÇEKİNMEYELİM

Bu gün TV kanallarından birin de;

Şöyle bir alt yazı dikkatimi çekti.
” Kendime ait üç dairem , bir jipim, üç arsam ,iki maaşım var” diyen bu bayan kendine eş arıyor.
İki evlilik yapmış .Bu bayan türbanlı ve hacca gitmiş ve eş aramaya TV ye çıkmış.
Sadece şu an düşündüklerimi hemen  sizinle paylaşmak istiyorum.
Öyle bir zamandayız ki , fikirlerimiz, görüşlerimiz , yazdıklarımız bazıları tarafından uygun bulunmuyor.
Ve işte bende her zaman var olan  fakat , Gunceliz’de yazmaya başladıktan sonra bunları  dile getirmeye başladığımı farkettim.
Çoğu şeyi  farklı eleştirmeye hatta kıyaslamaya başladım.. Şunu da biliyorum  insancıl bir tepki bu.

Bir yakınımızın  ölümü hele hele babamızın ölümü  bizler için çok önemlidir. Acı verir, dile getirmek bizi çok üzer .
 Bu hacca gitmiş bayan aynen şöyle diyor;Babamı kaybettim  ve bana miras kaldı.
 Gülümsüyor. Babasını kaybetmesi ona zenginlik kazandırmış.
Güç kazandırmış. Maddi güç. Maneviyat denilen duygu yok olmuş. Aradığı özellikler aynı maddi güce sahip bir erkek.
Bu sonradan kazanılmış güç bu bayanın kendisine güven getirmiş. Kendince dini görevlerini tamamen yerine getirdiğine inanıyor ama parasal güç ağır basıp ,  belki de üçüncü hakkı olduğu inandığı üçüncü eşini arıyor.

Şimdi gelelim dile getirmek istediğim kendi düşüncelerime ,
Doğru ya da yanlış düşünebilirim.
Belki de çoğumuzun çalıştığı ortamlarda ve  bir takım sohbetlerde rastaladığımız konulardan biri .
 Çalıştığım ortam kılık kıyafet yönetmeliğinin uygulanması gereken bir ortam ve bu yönetmeliğe farklı maddeler eklemiş bazı kesimlerin bol olduğu bir ortam. Dikkat ettikleri ,yönetmeliğe uygun mu giyiniyor? özel yaşantısı nasıl? falan gibi takipler….

Kendi gizemli hayatlarında neler oluyor, neler yaşanıyor bizlerin bilme şansı yok. Ama bizler
yaşantımızı o kadar açık ve net yaşıyoruz ki görmemelerine imkan yok. Şeffaf bir görüntü sergileyen bizler görüşlerimizi söylerken fısıldayarak değil, bağırarak söylüyoruz. Bizler ve onlar diye ayırmak ne kadar yanlış olsada bu ayırımı bizler yapmadık.
Demek istediğim ve izlenimlerimin  sonucunda yaşanan bazı hayatlar ve getirilen bir takım kısıtlamaların dışa vurumu bir çoğunda içlerinde kalan ,yaşamak istedikleri, hayal ettikleri hayatları grçekleştirme çabası içine girmeleri ve geç kalınmış bir  davranışı sergiler ikende dozajı artırmaları. Yani birden yapılan açılım ve atılımın çok gürültülü olduğu.

Bir de kendi yaşantıma ve benim gibi düşünen çevreme bakıyorum, aşırı olan bir durum yok. Standart bir hayat.  Nasıl geldiysek  öyle devam ediyoruz.Hiç bir zaman  Kısıtlanmadığımız için bundan sonraki davranışlarımızın ölçüsü belli ve hayatımızda atlama , sıçrama yok.

Şöyle  bitirmek istiyorum.

Kınamak değil benim düşüncem,  türbanlıda bir bayan , başı açık olanda bir bayan.

Bir türbanlı bayanda çok aşırı makyaj yapıyor, başı açık olanda,

Kendine eş bulmak için  TV ye çıkmakta ve mal varlığını ortaya sunmakta sakınca görmeyen bayanda türbanlı olabiliyor, başı açık olanda,

Peki farklılık ner de?  bir bilen varsa söylesin , tek fark saçlarmı??

Yorum Yapın