02
Gitmesini bilmek…
Tagged Under : Beşiktaş Çarşı, Çarşı, Çarşı Beşiktaş, Çarşı Feshetmiştir, Çarşı Fesholmuş, Çarşı kendine karşı
Neredeyse 35 yıldır Beşiktaş’ta oturan benim gibi Fenerbahçeli biri için bile “Çarşı” her zaman özel bir gruptu. Beşiktaş maçları öncesi ve sonrası farklı “etkinliklerini” ve kimi zaman bir futbol grubundan beklenmeyecek “siyasal” tavırlarını, birçok kişi gibi izleme fırsatı buldum.
Fakat yaptıkları son hareket ile bence sadece spor camiasına değil, tüm topluma ciddi bir mesaj verdiler: Gitmesini bilmek…
Çarşı’nın kuruluşunun 25. yılı şerefine yapılan “Asi Ruh” belgeselinin gösterimi ardından tribün lideri Alen Markaryan yaptığı konuşmada, son dönemde yapılan spekülasyonlar ve eleştiriler nedeniyle grubun, Beşiktaş’ın önüne geçtiğini belirterek “artık çarşı yok” dedi.
Farklı ve futbol camiası içindeki “muhalif” duruşlarıyla gerçekten her futbol taraftarının saygı duyduğu bir grup yarattı, Çarşı. Çarşı son dönemde acı veren bir takım olaylarla anılsa da, her şeye rağmen, “her şeye karşı” olmasını da, durmasını da bildi.
Şimdi, büyük bir özeleştiri ardından, doğru ya da yanlış, gerekçesi ne olursa olsun, “biz gidiyoruz” diyebiliyor.
Türkiye’de kimsenin gitmediği, gitmeyi aklına bile getirmediği bir dönemde, bu davranışın ne kadar değerli mesajlar taşıdığını söylemeye gerek var mı?
Türkiye’de “jübile”, tekrar geri dönmek için yapılan ismini hatırlatma faaliyetine dönüştüğünden beri, kimse gidenlerin gideceğine de inanmaz oldu.
Ne spor, ne sanat, ne siyaset, ne de başka bir alanda kimse zamanında bırakmayı içine sindiremez, bizim ülkemizde. Bırakmayı, gitmeyi, zirvede terk etmeyi bilmez!
Çarşı’nın bu davranışı, bana bunları düşündürdü. Bu tavır, başka küçük çarşılar, hakiki/öz çarşılar, grupçuklar, “geri dönen efsaneler” yaratır mı bilemem…
Ancak şunu söyleyebilirim, birilerinin artık bu ülkede “gitme vaktinin geldiği zaman, gitmeyi bilmek” gerektiğini her alanda gösterebilmesi gerekiyor.
“Çarşı kendini feshetmiştir”: Çoktan fesholmuş, kurumsal ve bireysel yaşayan ölülere, bir parça düşünebilirlerse ne değerli bir mesaj!

Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico, Turkcell Süper Lig’de 2007-2008 sezonunda 2. olan takımında yeni sezonda kalmasının kendisi için zor olacağını açıkladı. Zico, Fenerbahçe’nin daha fazla deneyime ihtiyacı olduğunu belirtirken, “G.Saray’a yenilmek utanç değil” dedi.
Her şey tadında ve kararında olursa, güzel oluyor, ilginç oluyor.
Türkiye garip bir ülke. Garip olduğu kadar da zor. Yaşamak zor, geçinmek zor, nefes almak bile zaman zaman zor. Bütün bunlara rağmen yaşıyoruz işte hava bedava, su bedava. Haliyle garip bir ülkede yaşayınca insan sabah haber manşetlerinde de türlü gariplikler okuyor. İşte bu garipliklerden bir tanesi yine spor gündeminde yaşandı. Fenerbahçe kuvvetle muhtemel ZİCO ile yollarını ayırdı.
Google,kullanıcılarını arkadaşalarıyla iletişim halinde tutabilmek için bir hizmete başlıyor , facebook’a rakip olmaya hazırlanıyor .
Google Earth bir savaş planı mı? Bizler “Google earth ” ı nasıl algılıyoruz önce buna bir bakalım. Dünyanın indekslenen görsel haritaları çağımızın olmazsa olmaz Atlası , sayesinde cep telefonlarına yol haritaları işlenen gittiğin adrese kadar bizlere yada kullanıcılara rehber olan bir bilgi yumağı .. Mouse ile oku, Türkiye’nin üzerine getirdiğinizde ilginç verilerlerle karşılaşıyorsunuz. Örneğin tıklıyorsunuz Edirne’yi mavi noktalar size önemli yerleri işaret ediyor. Tekrar tıklıyorsunuz, Selimiye cami fotoğrafı karşınızda ve diğer işlenen önemli mekanlar ..fakat bir farkla. Merak ediyorsunuz ve vakit ayırmışsınız gezinmeye devam ediyorsunuz , bir mavi nokta daha ve karşınızda Foto …Ahmet, bir tık daha marangoz hüsrev evet koskoca Dünya da edirne’nin tanıtımı bu .. bunu aslına uygun olmasa da örnek verdim .Zira o kadar çok ki Tüyap’ın hemen yanında kanatçı Mustafa..! Bizim algımız ise fotoğtafta evimizi, okulumuzu, işyerimizi bulmak, Olaya belediyecilik hizmeti gibi bakmak ya da turistlik bölgeleri taramaktan ibaret. Oysa kazın ayağı hiçte öyle değil.


